VUSLATA EREMEYİŞ USULÜ BİLMEYİŞTENDİR.VUSULSÜZLÜK USÜLSÜZLÜKTENDİR.
MUHAMMED HİKMET TUZKAYA (K.S) HAZRETLERİ

MİRAÇ KANDİLİ

15/7/2007 -Kategori: MUBAREK GUN VE GECELER

Mirac Kandili, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s.) Efendimizin gecenin bir anında Mekke'deki Mescid-i Haram'dan Kudüs'teki Mescid-i Aksâ'ya, oradan da göklere seyahat ettirildiği mübarek gecenin adıdır. Nitekim Cenab-ı Hak, Kur'an-ı Kerim'de; "Kulu Muhammed'i bir gece Mescid-i Haram'dan kendisine bir kısım âyetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah'ın şânı yücedir.Doğrusu O, işitir ve görür." (İsra Suresi:1) buyurmuştur.

Peygamberimizin hayatı içinde önemli bir yeri olan Mirac, Allah'ın sevgili Rasûlünden başka hiç kimseye sunmadığı ilahî bir ihsandır.
Yüce Peygamberimiz için pek büyük şan ve şereflerle dolu olan Mirac mûcizesi, biz müslümanlar için de ilahî rahmetler ve lütuflarla doludur.
Mirac olayının biz müslümanlar için en önemli sonuçlarından birisi, hiç şüphe yok ki, dinin direği olan namazdır. Namaz, bize bir Mirac hediyesidir. Onun içindir ki, namaz mü'minin miracı olmuştur. Nasıl ki, yüce Peygamberimiz Mirac'ta vasıtalardan arınmış olarak Mevlası ile karşı karşıya geldi ise, mü'min de namazda vasıtasız olarak doğrudan doğruya Rabbinin huzuruna çıkar; sadece O'na kulluk etme ve sadece O'ndan yardım isteme  fırsatı bulur. Eğer mü'min, günde beş vakit namazını dikkatle ve huşu içerisinde kılacak olursa, o namaz onun için bir Mirac olur, kul onunla Hakk'a yol bulur.

Böyle müstesna bir gece vesilesiyle sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s)'e vahyedilen, insanlığı mutluluğa götürecek prensipleri de hatırlamak lazımdır. Çünkü Kur'an-ı Kerim'de Mirac'ın ruhî hallerinden söz edilirken: "Allah kuluna vahyedeceğini etti"(2) buyurulmaktadır. Bu vahyedilen hakikatleri şöylece özetleyebiliriz: "Allah'a ortak koşulmayacak, yalnız O'na kulluk edilecek ve yalnız O'ndan yardım istenecektir. Anne ve babaya hürmet edilecek, onların duaları alınacaktır. Zinaya yaklaşılmayacaktır. Haksız olarak kimsenin canına kıyılmayacaktır. Yetimlere iyi muamele edilecektir. Ölçü ve tartıda doğruluk üzere olunacaktır. Bilmediğimiz bir şeyin ardından körü körüne gidilmeyecek, şuurlu hareket edilecektir. Yeryüzünde kibir ve gurur taslayarak yürünmeyecektir."
Bu saydığımız prensipler hiç şüphe yok ki bir toplum için gerekli bütün ahlâk ve fazilet kurallarını ihtiva etmektedir.
İşte Mirac gecesi böyle mübarek bir gecedir. Bu geceyi ihya ederken, bu gecede vahyedilen üstün gerçeklere kulak vermeliyiz. Yalnız Yüce Mevla'ya kulluk etmeli, O'na hiçbir şeyi ortak koşmamalıyız.

Mirac gecesi, ulvî bir gecedir. O halde bu mübarek geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli, ibadetle Allah'a karşı şükran borçlarımızı ödemeliyiz; namaz kılmalı,  Kur'an okumalı ve Allah'tan af ve bağış dilemeliyiz, çoluk çocuğumuza bu gecenin anlam ve önemini öğretmeliyiz. Çevremizdeki yoksullara ve kimsesiz çocuklara yardım ellerimizi uzatmalıyız. Annemizi, babamızı ve büyüklerimizi ziyaret edip ellerini öpmeli ve dualarını almalıyız. Ebediyete intikal etmiş olanlarımızı rahmetle anarak ruhlarını şadetmeliyiz. Dostlarımızla tebrikleşmeli, sevgi ve saygı duygularımızı perçinlemeliyiz.

Kandilleri birer fırsat bilmeli, bu müstesna zaman dilimlerinde Allah'a daha da yakın olmaya çalışılmalıdır. Bilelim ki, Allah'a yakınlık, O'nun emirlerini yerine getirmek, yasak ettiği şeylerden kaçınmakla mümkündür.

KAYNAK:www.dinibilgiler.ravda.net

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki - Sonraki »

tasavvuf

tasavvufi konular allah dostları islami bilgiler hakkında

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım


ihvanim.com!
islamkent.com!
ankebut.net!
ilahi dinle islamiyet.gen!


BEYTULLAH
Bir sancak altında kaç milyon insan
Ne tenleri benzer,ne dilde lisan..
Olmuşlar...Tek yürek tek bedende can;
İnsanlığı gördüm...BEYTULLAH'da ben

Sinelerde alev,ne kül ne duman,
Dillerde bir soru: "Vuslat ne zaman?"
Cehennem söndürür, böylesi iman...
Aşk ne imiş gördüm... BEYTULLAH'da ben...

Okyanuslar aşmış,gelmiş nicesi,
Aç,susuz,uykusuz, gündüz gecesi...
Her nefes, dilinde Kur'an hecesi;
Sevdalılar gördüm...BEYTULLAH'da ben...
Rabb'in o davetli misafirleri;
Doldurmuş,Mekke'de her karış yeri.
Dillerinde dinmez,"LEBBEYK" sesleri,
Arş'a yollar gördüm...BEYTULLAH'da ben...

Bir damla misali,kapılmış sele;
Zengin,fakir,paşa,nefer elele...
Yan yana secd'eder,sultanla köle;
Mahşerle tanıştım...BEYTULLAH'da ben...
Kimi görmez gözü,elinde asa;
Lakin,kalp gözünü açmış devasa...
Yüzünde tebessüm,ne gam, ne tasa,
Döner durur gördüm....BEYTULLAH'da ben...

Kimi,ayağında yarım çarığı;
Kaç yerinden kanar,topuk yarığı...
Meğerse; kefenmiş başta sarığı,
Ne aşıklar gördüm..BEYTULLAH'da ben...

Baktım...Sofrasında,nice melekler;
Bir tas zemzem suyu,kuru ekmekler,
Gözleri Kabe'de iftarı bekler
Tokluğuma yandım...BEYTULLAH'da ben...

Bir zerre gözü yok,dünya aşında,
Ahir rızkın arar, harman başında,
Rabb'in nazarını,Kabe taşında
Gören gözler gördüm...BEYTULLAH'da ben...

Kimi bahardadır,görmemiş yazı,
Kiminin geçiyor,Mevla'ya nazı
kılınır Kabe'de veda namazı,
İmrendim...El açtım,BEYTULLAH'da ben...

Kiminde kalmamış, derman bacakta;
İki büklüm yürür,gitmez kucakta...
Erişmiş..Kaybolmuş..Cenab-ı Hakk'ta
Pervaneler gördüm...BEYTULLAH'da ben...
O kambur sırtında, eski torbası,
Torbasında sanki,Cennet urbası..
Hele bir,kıyamda varki durması;
Göz göz oldum,doldum...BEYTULLAH'da ben...

Bin rütbeyi,bir secdede atlayan,
Bir secdeyi,yüzbinlere katlayan,Bu karını meleklerle kutlayan,Ne tacirler gördüm...BEYTULLAH'da ben...

Hacerü'l-Esved'de adın yazdıran,
İman pençesinde,nefsi ezdiren,
Yücelen ruhuna,Arş'ı gezdiren,
Ne veliler gördüm...BEYTULLAH'da ben...

Unutmuş...Dünyanın vefa derdini,
Yıkmış...Kalbindeki,riya bendini,
Öyle teslim etmiş,Hakk'a kendini;
Canda canan gördüm...BEYTULLAH'da ben...

Bir sevda seli var, Sefa Merve'de;
Damlalar köpürmüş, vecde girmede.
Nice peygamberler,nice zirvede;
Durup bakar gördüm...BEYTULLAH'da ben...

İbrahim Makamı,sultan sofrası;
Sunulur herkese,bir kevser tası...
Bir Cennet şöleni,perde arkası,
Ne sahneler gördüm...BEYTULLAH'da ben...

Melekler almışlar,şölen payı;
Sarmışlar,Kabe'de bütün semayı.
Kalem anlatamaz,bu ictimayı,
Aciz bir kul oldum...BEYTULLAH'da ben


Şair : Üstad Cengiz NUMANOĞLU


MÜSLÜMAN TOPLUMLARIN İÇİNDE BULUNDUĞU DURUM
SİZCE DÜNYA MÜSLÜMANLARI'NIN İÇİNDE BULUNDUKLARI SIKINTI VE HUZURSUZLUĞUN EN ÖNEMLİ SEBEBİ NEDİR?

Tefrika
Yoksulluk
Dinde samimi olmamak
Kur'an ve sünnete uymamak
İslam'ı sosyal hayata uygulamamak
Din kardeşliği meselesini anlayamamak
Hepsi


Şu Andaki Durum
Designed by In Obscuro